Bir Pedagogun Günlüğü Vol.7

Bir rahatsızlık duyduğum nokta da beslenme.


Ya aşırı çikolata, şekerleme ve ıvır zıvır veriliyor çocuklara, ya da her şeyden korunmaya çalışılıyor. Evet aburcubura ben de karşıyım, ancak az da olsa belli bir ölçüde vermenin sakıncası olmayacaktır. Yok bundan vermiyoruz, yok şundan vermiyoruz. Yahu et yemeyen çocuk var. B12'yi nereden alacak acaba? Radikal bir şekilde sırf anne uygun bulmuyor diye çocuk bazı besinleri almıyor. Siz zannediyor musunuz ki aldığınız sebzeler, meyveler, peynirler, yoğurtlar doğal? Marketten aldığınız her şeyin içinde katkı maddesi var. Katkı maddesiz ne kaldı?

Ancak kendiniz ekip biçeceksiniz, kendi tarlanızı, hayvanınızı barındıracaksınız, tüm yiyeceğinizi kendiniz yapacaksınız ki, ancak o zaman belki belli bir oranda katkı maddesiz besininiz olur.

Biraz daha rahat büyütün çocuklarınızı. Anaokulunda ya da okulda sadece organik mi beslenecek bu çocuk? Dışarıda yediğiniz her şey organik mi yani? Daha emzirirken alıyor sizden katkı maddeli anne sütünü. Doğru olduğunu savunmuyorum, ancak biraz günün şartlarına adapte edebilmeliyiz çocuklarımızı. Her şeyden belli bir ölçüde verin. Önemli olan farklı besinlerden vitaminini alması. Bu, gelişimi için çok önemli. Ne kadar çok farklı yararlı besin yerse, o kadar sağlıklı bir gelişimi olur! Çocuğunuz eğer yemek yemiyorsa, bırakın yemesin. Her hayır dediğinde hemen sevdiği şeye yönelmeyin yemiyor diye. Evet, söylediğim şey şimdi çok zor gelecek size ama yemiyorsa bırakın. İki gün sürüyorsa da direnme süreci üçüncü gün mutlaka önüne ne konuluyorsa yiyecektir. Sizin ona kıyamadığınızı bildiği için istediği yemek gelene kadar direnecek ve inat edecektir. Kanmayın. Otoritenizi koyun. İstediği kadar ağlasın. Aldırış etmeyin. Çocuğunuzun sizi yönlendirmesine izin vermeyin. Anne olan sizsiniz. Otoritenin kim olduğunu, ilişkiyi kimin yönettiğini bilmeli.

Baktınız ki yemiyor, bırakın tabağı önünde, bir yarım saat bekleyin sonra kaldırın tabağı. Öğlen tekrar aynı şekilde yapın. Akşam da yemiyorsa yine aynı. Emin olun iki gün içerisinde o kadar acıkacak ki, annesinin onun için kötü bir şey yapmayacağını da bildiği için teslim olacak ve yemeğini yiyecektir. Sütle takviye yapmayın ya da sevdiği bir şeyle. Yemeğini yemiyorsa abur cubur yok. Eğer yerse yemeğinin akabinde sevdiği bir şeyi verin. Lütfen 18 aydan sonra bırakın kendisi yesin. Döküyorsa da önemli değil. Kendi yiyerek daha mutlu olacaktır. Ona güvendiğinizi ve başarabileceğini gösterin ona. Motor gelişimi için kendi yemek yemesi çok önemli bir adım olacaktır.

Özetleyecek olursak; beslenme hayatta kalma içgüdümüzün en önemli dürtüsüdür. Bunu her bireyin kendi başına, sağlıklı ve ölçülü bir şekilde gerçekleştirebiliyor olması gerekir. Çocuklarımızın damak zevki olacak elbet, bazı tatlardan hoşlanmayabilirler, ancak dengeli ve kararında beslenmelidirler. Ve en önemlisi bunu yaparken de kimseye ihtiyaç duymuyor olmalılar.

0 görüntüleme

www.silaersantektas.com  Copyright 2016 ®  All rights reserved.

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
Bohemian Rhapsody - Queen
00:00 / 00:00