Bir Pedagogun Günlüğü Vol.4

Bazen öyle tuhaf durumlarla karşı karşıya kalıyorum ki. 3-4 yaşlarında bir çocuk düşünün, sürekli anneyle zaman geçirmiş. Evde, dışarda hatta uyurken bile. Başka insanlarla ya da yalnız başına herhangi bir aktivitesi neredeyse olmamış.

Haliyle anne çocuğunun neden yaşıtlarıyla oynamadığına ya da yetişkinlerle etkileşime geçmediğine anlam vermeye çalışıyor. Nasıl olmasını bekliyorsunuz? Hiç öğrenmemiş ki yabancı biriyle iletişime geçmeyi. Tüm bebeklik ve erken çocukluk zamanını bir apartman dairesinde dört duvarın arasında geçirmiş. Doğru dürüst dışarı çıkmamış. Hava yağmurlu olduğunda ya da soğuk olduğunda yaşamamış hava değişikliğini. Hasta olurmuş. Yahu Rusya'da, Almanya'da, Londra'da hava sıcaklıklarının genelde düşük olduğu ülkelerde çocuklar tüm zamanını evde mi geçiriyor? Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için her hava koşulunda dişarı çıkarmalısınız. Tüm mikroplara maruz kalacak ki bağışıklık sistemi güçlensin.

Almanlar der ki: “Soğuk hava yoktur, yanlış seçilen kıyafet vardır.”

Çıkarın çocuklarınızı sokağa. Ağaçları, hayvanları, çiçekleri öğretin. Toprakla oynasın. Ne kadar uyaran alırsa o kadar akıllı olur. Kaliteli zaman geçirmenin en önemli kısmı birlikte zaman geçirmektir. Evde sürekli olarak oyuncaklarla zaman geçirmek çocuğunuz gelişimi için önemli zamanların boşa geçmesi anlamına gelir. Doğaya çıkın, yürüyüş yapın. Toprağı ellesin, taşları ellesin. Doğayla iç içi büyüsün. Nedir o rezidansların içinde çocuk yetiştirmek? AVM'lere götürmek? Nasıl bir hava soluyor orada? Benim bile bir saat sonra başıma ağrılar giriyor.

Neyden korumaya çalışıyorsunuz çocuğunuzu? Kendi yaşadığınız dünyadan mı!

0 görüntüleme

www.silaersantektas.com  Copyright 2016 ®  All rights reserved.

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
Bohemian Rhapsody - Queen
00:00 / 00:00