Bir Pedagogun Günlüğü Vol.14

Haberlerde bir çok defa izlemişsinizdir. „Doktora saldıran hasta yakınları“ ya da „Hastanın kendisi“. İnsana önceden tuhaf geliyordu fakat kendisi yaşayınca ne kadar vahim bir durum olduğunu anlıyorsunuz.

Ben ofisimde bir çok defa yaşadım bunu. Özellikle sözlü şiddet.

En çok duyduğum cümlelerden biri, „Siz Almanya'da okuyup yaşadığınız için bilmezsiniz. Burası farklı, bizim çocuklarımız farklı. Yahu davranış bozukluğu ya da kişilik bozukluğu her yerde aynı! Normlar aşağı yukarı aynıdır. Siz normalleştiriyorsunuz bu davranışları. Zaten çoğunlukla sizin davranış şekliniz yanlış diye bu çocuk bana geliyor. „Sıla Hanım bizim çocuğumuz rahatsız bir düzeltebilir misiniz?“ değil durum!

Siz sorumlusunuz çocuğunuzun rahatsız olduğu bu durumdan. Tabi bunu -uygun bir dille de olsa- dile getirince bazı anneler saldırıya geçiyor. İlk önce mesleki yeterliliğimi sorgulama ve sonra da kişisel olarak saldırma. Yahu siz beni reddetseniz dahi başka bir uzman da yine size aynı şeyi söyleyecektir. Hep şöyle zannediliyor, kırsal kesimden gelen, durumu iyi olmayan, iyi eğitim almamış, özetle sosyoekonomik durumu ortalamanın altında olan ailelerin çocuklarında davranış bozuklukları görülür.

Bunu kesinlikle yalanlayabilirim.

Akademik başarıya ulaşmış, hali vakti yerinde olan ailelerin çocuklarında durum daha vahim. Çünkü aile hatasını kabul etmiyor, o kadar yüksek bir egoyla geliyorlar ki, zaten her şeyin en iyisini yaptıkları ve bildikleri için hata yapmış olmaları mümkün değil. Onlar mükemmel, çocuk sorunlu.

Tabi bu durum tüm gelen aileler için geçerli değil ama %80 diyebilirim. Ben uzmanmışım, onlara yardım etmek istiyormuşum onlar için önemli değil. Ve emin olun verdiğim uygulamaları kabul etmeyip kendi yaptıkları hataları sürdürmeye devam eden ebeveynler tanıyorum.

O çocuğu düşünen var mı sizce? Ben söyleyeyim: Hayır.

Sadece kendi egoları ön planda. Oturdukları evler, bindikleri otomobiller, çocukların gittiği kolejler ve dünya kadar para döktükleri hobileri ve özel dersler onlar için yeterli.

Medeni çocuklar yetiştirin. Her şeyi parayla ölçen çocukların daha fazlasına ihtiyacımız yok! Kendinden başkasını düşünmeyen bir çocuk bu bize ne katabilir ki? Nasıl bir bilim insanı olur? İcat edilen her şey başkalarını düşünmekten geçer. Doktor olmak için, öncelikle karşıdaki insan ile empati kurabilmelidir. Öncelik kendi menfaati olamaz. Siz kendiniz, önceliğinin maddiyat olduğunu hissettiğiniz bir doktora gider misiniz? Bu her meslek için geçerli. O nedenle, siz de çocuğunuzu yetiştirirken hep bunu düşünün.

0 görüntüleme

www.silaersantektas.com  Copyright 2016 ®  All rights reserved.

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
Bohemian Rhapsody - Queen
00:00 / 00:00