Bir Pedagogun Günlüğü Vol.10

Bugün biraz anne - çocuk ilişkisine değinmek istiyorum, evet müthiş önemli bir konu. Anne ve çocuk ilişkisi çocuğun tüm davranışlarını ve kişiliğini etkiler ve bilinmelidir ki; bu, tüm hayatını etkileyecek bir ilişkidir.

Ne yazık ki; Türkiye'de çoğunlukla gözlemlediğim garip bir bağımlı ilişkisi mevcut çocuk ve anne arasında. Anne, tabiatıyla çocuğu her şeyden önemli görerek çocuğu hayatının merkezine yerleştiriyor. Baba neredeyse artık yok. Aslına bakarsanız, baba ve çocuğun sağlıklı bir ilişki kurmasına farkında olmadan anneler izin vermiyor.


Babalar, çocuklarının bakımı ya da ihtiyaçlarını giderme ile ilgili konularda anneler tarafından bir miktar oyun dışında tutuluyor. Bu durum, haliyle baba-çocuk arasındaki ilişkinin belirili bir mesafede kalmasına neden olduğu gibi, aynı zamanda anne-çocuk arasındaki ilişkinin de bir bağımlılık türüne evrilmesine neden oluyor.


Babalar da, en az anneler kadar çocukla ilişki kurabilmelidir. Bunu da; bazen altını değiştirerek, bazen mamasını vererek, bazen ona kitap okuyarak, onunla oyun oynayarak ya da uyumadan önce kısa bir süre yanında durarak yapmalıdırlar. Ancak tüm bunlar ekseriyetle anne tarafından gerçekleştirildiğinden haliyle çocuğun anneye bağımlılığı olması gereken seviyenin çok üstüne ulaşıyor. Başkasının altını değiştirmesine izin vermeyen, sadece annesinin karnını doyurmasına izin veren, anneye sarılmadan uyumayan bir bireye dönüşüyor. Pek çok annenin ilk başlarda bu durumdan memnun olduğuna defalarca tanık oldum. Sonrasında her ne kadar şikayet ediyor olsalar da bu durumdan, içten içe de farklı bir duygusal tatmin yaşadıklarını düşünüyorum.


Çocuğum bana aşırı bağlı..!


Çocuk doğuştan getirmedi aslında bu bağımlılığı. Anne onu bu hale getirdi.

Bu bağımlılığın, ergenliğe kadar artarak devam ettiği konusuna hiç girmiyorum. Ayrı bir yazı konusu olur.


Sonrasında mutsuz evlilikler yapan, karısını mutlu edemeyen, varlığını ve benliğini ortaya koyamamış erkeklerden, sevgililerden ya da kocalardan şikayet eden kadınlar. Aslına bakarsanız, sürekli şikayet ettiğiniz ve yetersiz gördüğünüz erkekleri siz anneler yetiştiriyorsunuz. Motosiklet kullanmanın bile ehliyet belgesi ile yapıldığı bu modern zamanlarda, çocuk sahibi olmanın ve yetiştirmenin herhangi bir ehliyet gerektirmiyor olması nereden baksanız tuhaf geliyor bana. Söylediğim yanlış anlaşılmasın, ancak biyolojik olarak çocuk yapmaya yeterli olmak çocuk sahibi olmaya yetmeli midir bilemiyorum? Öncesinde anne ve baba adaylarına temel eğitimler ve kurslar verilse, bir takım ciddi sınavlara tabi tutulsalar ve neticesinde çocuk yapmaya yeterlilikleri onaylansa daha mı kötü olurdu?

0 görüntüleme

www.silaersantektas.com  Copyright 2016 ®  All rights reserved.

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
Bohemian Rhapsody - Queen
00:00 / 00:00